16 Nisan Referandumunun Öne Çıkanları | Akcakoca Gazetesi

SON DAKİKA

16 Nisan Referandumunun Öne Çıkanları

Bu haber 05 Mayıs 2017 - 14:52 'de eklendi ve 90 kez görüntülendi.

16 Nisan Anayasa Değişikliği Halkoylaması öncesinde, siyasi partilerin ve yöneticilerin yürüttükleri çalışmalardan hatırda kalanları not ettik.

Bazı siyasilerin yürüttükleri çalışmalar neticesinde, bazı sıfatları kendilerinde topladıklarına tanıklık ettik.

O siyasetçilerimiz ve kendileriyle özdeşleşen sıfatları uzun bir değerlendirme yazısının konusu haline getirdik.

Referandumun TALİHSİZİ …Yaşar Hoşbaş (Ak Parti İlçe Yönetim Kurulu üyesi)

Referandum çalışmaları kapsamında bir ilkokulun önünde duran çocukların eline, anne babalarından izin almadan propaganda afişleri verip, fotoğraflarını da sosyal medya hesaplarında paylaşan kişi.

Küçük çocukların siyasete bu denli alet edilmesi sosyal medya takipçileri tarafından eleştirilince, partili arkadaşları adına özür dilemek zorunda kaldı ama, yine de olan olmuştu.

Bu yanlış olaydan son derece müteessir olmuş olacak ki, referandum oylamasının sonunda yüzde 51’lik EVET galibiyetinin ardından kendini Beştepe’deki Millet camiine atarak şükür namazı kıldı. Tabii ki bunu da sosyal medya hesabından paylaşarak bizi şaşırtmamış oldu.

 

  • Referandumun DEPARCISI… Mustafa Özensel (MHP İlçe Başkanı)

Referandum öncesinde MHP Akçakoca İlçe teşkilatı topluca istifa ederken, 1 Mart’ta MHP’nin İlçe Başkanlığına atanarak yönetim boşluğunu kısa sürede doldurdu.

Hızla yeni bir yönetim ve denetim kurulu oluşturdu. Teşkilatının kadın ve gençlik kollarını biçimlendirdi ve büyük bir katılımla yeni yönetimini görücüye çıkardı.

İlk iş olarak arkadaşlarıyla birlikte başta Kaymakamlık olmak üzere, kamu kurumları, belediye ve çeşitli meslek odası ve STK temsilciliklerini ziyaret etti.

Ardından iade-i ziyaretleri kabul etti. Hızlı bir şekilde protokol prosedürlerini yerine getirdikten sonra, referanduma kısıtlı zaman kalmasına rağmen ivedilikle çalışma programı oluşturdu ve hayata geçirdi.

16 Nisan referandumuna bir hafta kala partisi adına camları giydirilmiş 4 aracı ilçe meydanına getirterek, referandum çalışmalarına kattı.

Biri ses düzenine sahip otobüs, diğerleri de hususi otomobil olan araçları, MHP’nin propaganda görselleriyle giydirerek köy ve mahalle çalışmalarında yerini almasını sağladı.

Hem maddi hem de manevi imkanlarla kısa sürede imkânsız gibi görünen bir başarıya imza atan MHP İlçe Başkanı Mustafa Özensel, referandumun en deparcı (sprinter) ismi oldu.

 

  • Referandumun SADIK’I … Esvet Sarıoğlu (İşadamı. Ak Parti iki dönem milletvekili aday adayı)

7 Haziran 2015’te gerçekleşen genel seçimlerde Ak Parti’nin Düzce’den milletvekili aday adayı oldu.

Aday gösterilmemesine rağmen, seçimlerin yenilendiği 1 Kasım seçimlerinde dava arkadaşlarının yanı başında yerini aldı.

Bir kez daha aday gösterilmemesine rağmen AK Partiye ne gönül koydu, ne kırıldı, ne incindi. Aday gösterilen milletvekillerinin seçim kampanyalarında ilk dakikadan itibaren en ön safta yer aldı.

Maddi ve manevi her türlü desteği partisine kanalize ederken, kendisinden talep edilen hiçbir desteği esirgediği görülmedi.

İki çocuk babası olan Esvet Sarıoğlu, işinden ve özellikle hem annelik hem de babalık yapmak zorunda kaldığı ailesinden sakındığı zamanını, milletvekili adaylarının seçim çalışmalarında geçirdi.

İşi düştüğünde değil, her durumda partisinin yanında yer aldı. Ak Partinin referandum çalışmalarına start verdiği ilk andan itibaren bir sıra neferi gibi çalıştı.

Halkoylaması öncesinde eskisi ve yenisiyle partisinin birçok yöneticisi çalışmaların gerisinde dururken, o bir kez daha bir adım öne çıkarak tüm faaliyetlerin görünen yüzü ve aktif çalışan ismi oldu.

Gerçek bir dava adamına yakışır biçimde Ak partinin isminin geçtiği her yerde ve her zaman öne çıkan Sarıoğlu, bu özellikleriyle referandum sürecinin en sadık siyasetçisi seçildi.

 

  • Referandumun KAPTANI … Fikret Albayrak (Eski belediye Başkanı)

Başarılı kaptanlar, durgun sularda gemisini yürütenler değil, dalgalı suların o zor şartlarında kontrolü ele alarak, yolcusunu en yakın ve güvenli limanlara götürenlerdir.

Fikret Albayrak, referandumun tecrübeli kaptanlarından biri olduğunu dosta düşmana bir kez daha gösterdi.

Referandum sürecine girilirken, partisinde bir dağınıklık bir çözülme durumu mevcuttu. İlçe Başkanı Turan Güler’le birlikte çalışmak istemeyen bazı CHP’liler kendi başlarına bir HAYIR çalışması yürütmeyi düşündüler.

Önce bu grubun arasına girdi. Farklı kulvarlarda çalışılmasına rağmen, ortak bir amaca hizmet edebilmenin önemine dem vurarak o grubu cesaretlendirdi.

Sonra HAYIR çalışmasının lokomotifi olan CHP’nin ilçe yönetimiyle birlikte, Akçakoca’nın tüm köylerinde hummalı bir çalışmanın sürdürücüsü oldu.

Turan Güler ve Selçuk Yanmaz’la koordineli bir çalışma yürüttü. Kimi zaman partisinin il yöneticilerini kimi zaman da bazı milletvekili adaylarını köy çalışmalarına taşıdı. Referanduma yönelik olarak ‘hayır’ cephesinin en etkili konuşmacısı oldu. Her köyden alkış aldı.

Kent merkezindeki ev ve işyeri toplantılarında aşırı bir ilgiye mazhar oldu. Mahalle ve sokaklarda yürütülen referandum çalışmalarında, Akçakocalılar referandum maddeleri kadar kendisinin altında imzası bulunan tüm çalışmalarıyla ilgili de sorular sordular.

İlçe halkı tarafından özlendiğini ve arandığını duymak onun da gururunu okşamakla kalmadı, çalışmalardaki motivasyonunu kırbaçladı.

Planlı, programlı ve koordineli bir çalışma ile ilçe genelinde farklı farklı yürüyen HAYIR çalışmalarını tek bir merkezden yürütülüyor gibi idare etti, yönetti.

Zor zamanlarda gemisinin dümenine geçen tecrübeli kaptanlara yakışır biçimde bu zorlu yolculuğun hakkını verdi ve Akçakoca’yı Düzce ve ilçeleri arasında HAYIR’ın en yüksek çıktığı seçim bölgesi yaptı.

 

  • Referandumun HATİP’İ… Cüneyt Yemenici (Belediye Başkanı)

30 Mart 2014 belediye seçimlerini kazandıktan sonra sadece Akçakoca’nın vizyonunu geliştirmedi, aynı zamanda zaman içinde iyi bir hitabet ustası oldu.

Çıktığı her kürsüden bülbül gibi şakıdı adeta. Her yaptığı hizmeti anlatırken, sanki önündeki prompterden okuyormuş gibi hiç takılmadan anlattı.

Akçakoca’ya kazandırdığı yenilikler bir hayli çoktu ve onları saatler boyunca anlatmak zorunda kalabilirdi. Fakat her yaptığı konuşma o kadar sade, o kadar akıcıydı ki Akçakocalılar kendisini hiç sıkılmadan dinlediler.

Altyapı hizmetleri, temizlik, sıcak asfalt, mega projeler, kentsel dönüşümler, büyük meydanlar… Bir başladığında hiç soluklanmadan anlattığı çalışmalardı.

Fakat 16 Nisan halkoylamasına gidilen süreçte, kendisinin sadece iyi bir hizmet adamı olmadığı, sadece bir belediyeci, sadece bir kent doktoru olmadığı fark edildi.

Referanduma konu olan Anayasa değişiklik paketini gittikleri yerde maddeler halinde anlatarak bir kez daha şaşırttı bizi.

O kadar akıcı bir üslup kullandı, o kadar ikna edici bir hitabet gösterdiki, hiç hesapta olmamasına rağmen, vatandaşlar onun konuşmalarını cep telefonları vasıtasıyla canlı yayınla başkalarına izletme gereği duydular.

Zamanla bu proje öyle bir tuttu ki, her toplantıda yaptığı doğal konuşmalar, başka yerlerden kendisini duymak isteyen vatandaşlara mobil ekranlarla aktarıldı.

Çok iyi bir hatipti. Konusuna hakimdi ve sorulan her bir soruya tatmin edici cevaplar üretmekteydi.

Özgüveninin yüksek olmasında bilgisi ve görgüsü kadar düzgün bir konuşmacı olması da etkili oluyordu.

Yaptığı her ziyaret, katıldığı her toplantı, referandum yaklaştığında mini bir konferans salonu havasını bürünmekteydi.

Kuru bilgi ve hamaset sözleri sarf etmek yerine, vatandaşın yüreğine dokunacak ifadelerle yürüttü referandum çalışmalarını.

Hayır oylarının yüksek çıkacağının konuşulduğu günlerde o bıkmadan usanmadan maddeleri anlattı. Samimiyet ve güzel sözcüklerle genel havayı değiştirebilen bir lider olduğunu kanıtladı.

Referandumun en iyi hatibi olarak siyasi geleceğinin ne kadar parlak olduğunu da bize gösterdi.

 

  • Referandumun HAMMALI… Ziya Denizgez (Birçok kurumda yönetici)

Akçakoca’da bir koltukta birkaç karpuzu kim taşıyabilir diye sorulduğunda akla gelen ilk isimdir Ziya Denizgez.

Aynı anda çok sayıda dernek, kooperatif, cemiyet, kulüp, siyasi parti üyeliğini yürütür ama hiç birini de diğeriyle karıştırmaz.

Takip edebildiğimiz kadarıyla son günlerde taşıdığı sorumluluk alanları şunlardır:

Akçakoca Çalışan Gazeteciler Derneğinde başkanlık, Akçakocaspor kulübünde yöneticilik, ilçe genelindeki otopark gelirlerini toplama sorumluluğu, Değirmenağzı camiinde dernek yönetim kurulu üyeliği, okul aile birliğinde ikinci başkanlık, konut yapı kooperatifinde yöneticilik, Ak Parti ilçe yönetim kurulu üyeliği…

Bizim bildiklerimizin dışında başkaca sorumluluk alanları var mı bilinmez ama, kendisine ait matbaada yürüttüğü çalışmalar ile aile mülkünde bulunan çok sayıda fındık bahçesinin angarya işlerini koşturmak da cabası.

Ziya Denizgez, bu kadar yükün altına girdiği yetmezmiş gibi, referandum sürecinde Ak partinin İlçe Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) ikinci başkanlığına da getirilen isim oldu.

Tüm işlerini aynı sorumluluk ve vazife aşkıyla ifa eden Denizgez’in bu bitmek bilmeyen enerjisiyle sadece siyaset ve cemiyet hayatının değil, referandumun da hammalı olduğunu söylemek hiç de abartı olmaz.

 

 

  • Referandumun ŞAŞKINI… Osman Çakır (Düzce eski milletvekili)

Referandum öncesine kadar Akçakoca’ya gelip gelmediği dahi bilinmiyordu. Bazı zamanlar arkadaşlarıyla birlikte limanda çektirdiği fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaşmasa, bakkal çıraklığının kendisine kazandırdığı kıyak emeklilik parasıyla satın aldığı akıllı dairesini satıp Ankara’ya yerleştiği dahi düşünülebilirdi.

Ne olmuş nasıl olmuşsa referandum öncesinde yolu Akçakoca’ya düşmüştü. Hatta rivayet edilen odur ki, kendisinin Ankara’dan görevlendirildiğini iddia etmişti.

Doblo arabasıyla adımını attığı Meclis sıralarında kazandığı parayla önce Passat marka bir otomobil alan, ardından da adını Jeep kervanına katılan milletvekilleri arasına yazdıran Osman Çakır, önce lüks Jeep’inin camına EVET yazılı bir propaganda görseli giydirdi.

Fakat ne olduysa, kim ne dediyse kısa bir süre sonra Ak Parti’nin referandum görsellerinden olan filmi aracının camından söktürdü.

Eski milletvekili Osman Çakır’ın bu ani tavır değişikliği yerel medyanın dikkatinden kaçmadı. Mahalli basın bu değişikliği haber yapınca, sosyal medya eleştirileri de zaman kaybetmeden geldi.

Bunun üzerine Çakır apar topar aracına yeniden propaganda görseli giydirdi. Tabi mahalli basın bunu da fark edip haberini yaptı.

Bir kez daha haber oldu Çakır. Yeniden eleştiriler, yeniden olumsuz yorumlar yağmur gibi yağdı eski vekilin üzerine.

Biz kendisinin bu anlık davranış değişikliğinin arkasında hiçbir siyasi art niyet olmadığını düşünerek, kendisini referandumun şaşkını ilan ettik.

 

  • Referandumun SKORERi … Bakan Faruk Özlü (Bilim Sanayi ve teknoloji Bakanı)

 

Düzce genelinde ve Akçakoca’da alınan başarılı referandum sonucunun skorunu belirleyen isim oldu adeta.

Tüm Türkiye’de alınan yüzde 51’lik düşük EVET oranına paralel olarak Düzce genelinde yaşanabilecek oy düşüşü olasılığına, doğrudan sahada boy göstererek engel oldu.

Ülkenin bakanı olmasına rağmen, kendi seçim bölgesi olan Düzce ve ilçelerinde daha fazla mesai harcadı. Her metresini dolaştı, her gördüğü vatandaşla tokalaştı. Nereye davet edildiyse geri çevirmedi.

Akçakoca’da HAYIR oylarının önde olduğuna dair çeşitli anket sonuçları açıklanmaya başladığı günlerde ise Akçakoca’ya özel bir ilgi gösterdi.

10 gün içinde ilçeyi üç defa ziyaret etti. Sokakta gördüğü herkesle kucaklaştı. Herkesin derdini dinledi, not etti.

Tek tek vatandaşlarla konuşmanın yanı sıra fabrikalarda, atölyelerde, kooperatiflerde üretim yapan emekçi gruplarla kalabalık toplantılar yaparak yeni Anayasa maddelerini anlattı.

Onun cadde ve sokaklarında her gezmeye başladığı Akçakoca’da, referandumun ibresinin Hayır’dan Evet’e  döndüğü açıkça fark edildi.

Samimiyeti, içtenliği ve halk adamı olma nitelikleriyle Bakan Faruk Özlü, özellikle Akçakoca’da skoru EVET lehine çeviren bir saha oyuncusu olarak referanduma imza attı.

 

  • Referandumun VEFALILARI… Mustafa Sarı (Süslü) ve Nuri Aşık (Çaycı)

Bu muhteşem ikilinin dostlukları 30 yıldan eskiye dayanır. İkisi de Milli görüşten gelen, ikisi de mazlum Müslüman halklarının davasını güden mücadele insanı.

Ak Partinin kurulma sürecinde de aktif olarak yer alan bu muhteşem ikilinin bir başka özelliği varsa, o da iyi birer vefa timsali olmaları.

Süslü Mustafa ve Çaycı Nuri, ilerlemiş yaşlarına rağmen, siyasi arenanın dışında kalmayı, siyaseten emekli olmayı düşünmeyecek kadar da zamane insanları.

Halihazırda Ak partinin yönetim kadrosunda değiller. Fakat kendilerine özel bir davet yapılmasını beklemeksizin, her platformda Ak parti için çalışırlar.

Kendileriyle birlikte kurucu kadro arasında yer alan onlarca ismin yerinde yeller eserken, bu ikili partileri adına ne yapmak gerekiyorsa ilk günkü heyecanla yapmaya devam ediyor.

Açılışlara gidiyorlar, toplantılara katılıyorlar. Bir konuk milletvekili, Bakan veya herhangi bir parti yöneticisi ilçeye geldiğinde karşılama heyetinde mutlaka yer alıyorlar.

Onların bu tür etkinliklerde boy göstermeleri, başta ilçe yöneticileri olmak üzere yeni nesil siyasetçileri oldukça memnun ediyor. Eski tüfek ağabeylerden olan Süslü Mustafa ve Çaycı Nuri, varlıklarıyla dahi gençler için bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor.

Bu eski kurt siyasetçilerimiz genelde adam adama markaj yöntemiyle seçmenleri ikna yöntemini kullanmaktalar. Fakat, partilerinin düzenlediği her kabul ve etkinlikte yer almayı da kendilerine görev addettiklerinden referandumun en vefalıları olarak öne çıktılar.

 

  • Referandumun DALGINI… Turan Güler (CHP İlçe Başkanı)

Partisinin milletvekilleri Akçakoca’ya geldiğinde onlar için bir miting tertipledi. O mitingde vekiller Akçakoca’da son yılların en coşkulu kalabalığına hitap ettiler.

CHP’nin büyük seçim otobüsü üzerinden yapılan mitingin açılış konuşmasını o yaptı. Bir ilçe başkanı olarak ilk defa böylesine bir atmosferi yaşıyordu.

Hava sıcak, moraller yüksek, enerji tavan yapmıştı. Otobüsün üzerinde mikrofonu eline alıp hoş geldiniz dediğinde adeta bir alkış tufanı koptu.

Herkes Turan başkanın hangi sihirli sözcükleri kullanarak seçmenin duygularını ateşleyeceğini merak ediyordu.

İyi bir giriş yaptı. ‘’Bu güzel ve güneşli günler var ya…’’ dedi. Tam da iyi bir slogan gelecek, alkışlar ve tezahüratlar yeri göğü inletecek diye bekleniyordu.

Miting alanının tam karşısındaki ilçe bürolarından Ak parti yöneticileri de Turan Başkanın ağzından çıkacak ateşli sözleri dinlemek üzere balkonlara çıkmıştı.

İşte ne olduysa o anda oldu. Turan başkan ‘’Bu güneşli günler var ya arkadaşlar’’ dedikten sonra, ‘’bu güneşli günler EVET’in habercisidir’’ dedi.

Dedi ama ortalık bir anda buz kesti. Hayır demesi gereken en önemli yerde EVET dedi. Dili sürçtü ve yanlış bir ifade kullandı. O an mitingin tüm büyüsünün bozulduğu andı.

Tabiki hemen düzeltti konuşmasını. Fakat söyledikleri basın mensupları tarafından kayda alınmış ve yurt haberlerine servis edilecek hale gelmişti.

O akşam ve ertesi sabah tüm ulusal TV. kanallarına çıktı. Yılın gafını yapmış olmasıyla referandumun dalgını olarak adını altın harflerle yazdırırken, kendisine takılan arkadaşlarına ‘’olsun, reklamın iyisi kötüsü olmaz’’ diyebildi.

 

  • Referandumun AYDINI… İbrahim Bilgin (Ak Parti eski İGM üyesi, İlçe Başkanı)

Siyasi tecrübelerinin yanı sıra akademik hayatta da başarılı olduğunu gösterdi. Ak partide iki dönem İl Genel Meclisi üyeliği, bir dönem ilçe başkanlığı, iki dönem milletvekili aday adaylığı deneyimi yaşadı.

Beraberinde üniversitede ders vermeye başladı. İyi bir akademisyen olarak öğretim üyeleri ve üniversite öğrencilerinin her zaman bilgi ve deneyimlerinden faydalandıkları isim odu.

Gazete ve dergilerde köşe yazarlığı tekliflerini geri çevirmedi. Aktüel siyasi konularda entelektüel birikimlerini okurlarla paylaştı.

Partili arkadaşları, bu birikimlerinden hareketle referandum sürecinde çok özel bir sorumluluk yüklediler kendisine.

Anayasa maddelerini tek tek anlatacak, açımlayacak, eksisi ve artısıyla toplumun algı düzeylerinde yeni rejimin nasıl kabul gördüğünü, seçmenlerin varsa endişelerinin neler olduğunu izah edecekti.

Öyle de yaptı. Çeşitli gazete ve internet portallarında her bir madde üzerine birer uzun makale yazdı.

18 maddeyi 40 günlük bir yazı takvimiyle okuyuculara anlattı. Maddelerin her birine Evet ve Hayır cephesinden nasıl bakıldığını anlattı. Maddelerin kabulü sonrasında toplum ve siyaset hayatında nelerin ne şekilde değişeceğini açıkladı.

Objektif bir tarzda, bilimsel ölçütler kullanarak anlattı maddeleri. Maniplatif olmayan bir dil, sade ve akıcı bir üslupla yazdı yazılarını.

Halkoylamasında tercihi Evet ya da Hayır olacak seçmenleri etkilemekten ziyade, yeni rejimi anlamak, onu iyice tanıyabilmek üzerine kurdu yazılarının örgüsünü.

Yazıları çabucak fark edilip etkileri yakından görülünce başta Ak partinin farklı ilçe yönetimleri olmak üzere, birçok STK da kendisinden brifing aldı.

Referandum sürecinde bir yandan makalelerini yazarken, diğer yandan da yeni Anayasa maddelerine yönelik seminerler, konferanslar verdi.

Sadece partili arkadaşları değil, karşıt cepheden okurlar da tarafsız bir bakış açısıyla yazdığı yazıları ve anlatımları için kendisini tebrik etti.

Benzer bir çalışmayı HAYIR cephesi adına yürüten Akçakocalı hukukçu Tülay Ateş bile bu örnek çabası için kendisine teşekkür etti.

Siyasetin deneyimli adamı, akademik camianın güler yüzlü hocası İbrahim Bilgin, bu referandumda benzerine az rastlanır akademik- hukuksal bir çalışma yürüterek, referandumun aydını olduğunu bir kez daha kanıtladı.

 

  • Referandumun CO PİLOTU … Burçin Sarıcan (Bakan Faruk Özlü’nün danışmanı)

Copilotlar, otomobil yarışlarında özellikle esas pilota yönleri önceden söyleyen yardımcı pilotlardır.

Copilotun işi esas pilota göre daha zordur. Sahanın haritalarını onlar bilir ama onların yanlış bir kararı ile araba yuvarlanabilir, zaman kaybına uğranabilir ya da yarıştan egale olunabilir.

Akçakocalı Burçin Sarıcan, Bakan Özlü’ye danışman olduktan sonra Özlü’nün adeta copilotu oldu. Onunla birlikte Bakan beyin Akçakoca’ya yaptığı ziyaretler arttı. Bakan Özlü’nün referandum sürecinde 10 gün içinde Akçakoca’yı 3 defa ziyaret etmesinde onun payı oldukça büyük.

Yıllardır Ak Partide yöneticilik yapan Sarıcan, Akçakoca’nın sosyolojisini de seçmenlerin siyasi tercihlerini de herkesten iyi bilen isimlerin başında geliyor.

Bakan beyin çeşitli fabrika çalışanlarıyla ve STK’larla yaptığı toplantılar ile bazı özel ziyaretlere katılmasının altında, Sarıcan’ın yönlendirici etkisi oldu.

Bakan Özlü’nün Akçakoca ziyaretleri hangi gün gerçekleşecek? Ziyaret edilecek öncelikli alanlar nereler? Toplantıların önceden en iyi şekilde organize edilmesi gibi birçok konuda ilçenin sosyo–kültürel dokusuna hakim olan Burçin Sarıcan’ın dahlinin olduğu fark edildi.

Bakan Faruk Özlü’nün Akçakoca gezilerinde adeta nokta atışı yapar gibi isabetli hareket etmesinin altında, ona danışmanlık yapan genç siyasetçinin fazlasıyla hakkı var.

Burçin Sarıcan bu özellikleriyle referandum yarışına pilotluk yapan Bakan Özlü’ye yardımcı pilotluk yapmıştır. Referandumun copilotu olma ünvanını da sonuna kadar hak etmiştir.