AK PARTİ ADAY ADAYI ALİ DİLBER: DÜZCE İÇİN, DÜZCELİ İÇİN DERTLİYİM | Akcakoca Gazetesi

SON DAKİKA

AK PARTİ ADAY ADAYI ALİ DİLBER: DÜZCE İÇİN, DÜZCELİ İÇİN DERTLİYİM

Bu haber 04 Mayıs 2018 - 21:29 'de eklendi ve 86 kez görüntülendi.

Ak Parti Düzce Milletvekili Aday Adayı, Eski Düzce Barosu Başkanı, Düzcelilerin Çok Yakından Tanıdığı Avukat Ali Dilber İle Basın Mensupları İle, Tanıtım Kahvaltısı Sonrasında, Akçakoca Yerel Basın Mensupları Olarak Bir Röportaj Yaptık.

Sorularımıza her zamanki içtenliği ve samimiyetiyle yanıt veren Dilber’e sorduk…

Temayülde Düzce Ak Parti Delegasyon size neden oy vermeli ? Sizi diğer adaylardan farklı kılan nedir?

“Ben Düzce’nin güneşi ile uyanıp tozunu çekip derdiyle dertlenip yaşayan biriyim. Özellikle hukukçu olmam nedeniyle her taşın altındaki gizemden aşikar her gelişmeyi yaşayanım. Yıllardır derdi olanla dertlenip çare üretirken bu bize Düzce insanının her halini öğretme imkanı verdi. Mesleğimi profesyonel olarak da yapsam, dertlenmeden derdi anlayamazsınız. Düzce’nin dertleriyle mesleğim için değil, artık bu tecrübeyi halka hizmet için, Hak’ka ibadet için yapma zamanı geldiği için dertlenmek istiyorum. Biz Düzce için Düzceli için dertliyiz.”

Sayın Dilber, Ak partiden önce de siyasetin içindeydiniz. Bugün neden ak parti ?

Siyaset millete hizmet etme sanatıdır. Ben siyaseti böyle bildim, böyle inandım. Biz siyaseti millete akıl veren, yön veren, millete tepeden bakan değil; milletle istişare eden, aynı dili konuşup aynı duyguyu paylaşan çizgide siyaset yaptık.

Ak partinin vizyonu misyonu bize hitap etti. Kendimi buldum bu yolda. Ülküsü, ilkesi, vizyonuyla, Ali Dilber olarak ‘budur işte’ diyeceğim bir oluşumdu. Bu anlamda gerek baro başkanlığım, gerekse tüm etkimle partinin referandum, yerel ve genel seçimlerinde hiçbir yere aday olmadığım halde sahada oldum. Cumhurbaşkanına inanan, güvenen, bu uğurda karınca misali tarafımı belli etmekle sınırlı kalmadım, bizzat sahaya indim. Bu büyük dava uğruna milletvekili adaylığı değil, Cumhurbaşkanımızın baş koyduğu yola baş koymaya adayım. Ülke çok çetin günler görecek. Büyük davalar küçük düşünce ve beklentiyle hedefe ulaşmaz. Merhum Akif’in dediği gibi ”Çiğnerim, Çiğnenirim, Hakkı Tutar Kaldırırım“ ifadesinin idrakiyle  aday oldum. Hedefim nam değil. Büyük davanın neferi olarak; komutanın gözüne bakıp işareti alarak, gereğini gerektiği yerde zamanında yapmak İçin bu yola çıktım.

Mesleğinizin avantajlı tarafı da var dezavantaj tarafı da var. Bu delegasyon ve parti tabanına nasıl yansır? Avukat olmanız, Baro başkanı olmanız, siyasi yürüyüşünüze nasıl etki eder ? Oy dönüşümü nasıl olur?

“Avukatlar mesleği gereği müvekkillerinin haklarını yasa usule göre savunurlar. Bırakın avukatlığı, milletvekili aday adayı ve siyasete adım atıldığı zamanlar, çocukken komşunun bahçesinden aldığın eriğin hesabı bile sorulur. Hal böyle iken siyasi hesap ve çıkar için hakkımızda olumlu veya olumsuz algılar oluşturulur, söylemler geliştirilir. Hoşunuza gitsin gitmesin her söze verilecek bir cevap vardır. Ancak, kim neden bu sözü söylüyor ona bakmak lazım. Vicdanıyla mı söylüyor, cüzdanıyla mı… Yoksa imanıyla mı söylüyor? Meslek hayatımda 50 bine yakın kişi bana inanmış, güvenmiş, vekaletname vererek sen bensin demiş. Biz de bu güne kadar bize güvenenin güvenini boşa çıkartmamışız. Binlerce kişiyi dinleyip, binlerce dilekçe yazıp para bile talep etmemişiz. Ben sağduyulu, samimi, iyi niyetli kimseyi gerek şahsi, gerekse meslek olarak, bilerek isteyerek üzmedim, kırmadım, incitmedim. Bilmeden yaptıysam bundan dolayı bu vesile ile özür diliyorum. Haklarını helal etsinler. Varsa bir hakkı olduğunu söyleyen gelsin helalleşelim. Ama abdestinden şüphesi olmayanın namazından şüphesi de olmaz. Ben yıllarca sevgi, saygı ve güven ektim. Bugün bunun hasat zamanı. Ak Parti’ye hukukçu kimliğimle büyük katkı sağlayacağıma inanıyorum. Bunu hep birlikte göreceğiz inşallah”

DÜZCE İÇİN EN BÜYÜK HAYALİNİZ  VE PROJENİZ NEDİR?

“Yatırımın en büyüğü insana yapılandır. Allah nasip ederde ben vekil olursam Düzce insanına, Düzce gençlerine yatırım yapacağım. Düzceli Valiler, Düzceli Müsteşarlar, Savcılar, Hakimler olsun diye bu yatırıma hayatımın kalanını vakfeden biri olmak istiyorum. Düşünün, siyasetçi kendine rakip yetişmiş ve bürokrat istemez. Ben Düzceli için gerek bürokraside, gerek iş dünyasında, gerekse STK’larda insana yatırım yapacağım. Bana rakip olur diye ön kesen değil, ön açan bir siyasetçi olacağım. Ben kaybedermiş gibi görünsem de kazanırım. Ama hepsinden önemlisi Düzce kazanır.”