Ayfer Yılmaz'ın istifasına başka bir açıdan bakmak | Akcakoca Gazetesi

SON DAKİKA

Ayfer Yılmaz’ın istifasına başka bir açıdan bakmak

Bu haber 07 Ağustos 2020 - 17:01 'de eklendi ve 4.139 kez görüntülendi.

Ak Parti’nin Akçakoca Belediye Meclisi üyesi Ayfer Yılmaz’ın meclis üyeliğinden istifa etmesi birkaç soru işaretini akıllara düşürdü.

Yılmaz’ın istifa etme gerekçesi olarak İstanbul’daki torununa / torunlarına bakma nedeni ileri sürüldü ki gayet insancıl ve anlaşılır bir gerekçe olmasına rağmen çok da ikna edici olmadı.

Zira, Ayfer abla mücadeleci kişiliğiyle bilinen, bir çok işi bir arada yapma çalışkanlığına sahip biri olarak torununa bakmakla birlikte, ayda bir iki gününü de hayli hayli Akçakoca’ya ayırabilir, Meclis oturumlarında partisini temsil edebilirdi.

Kaldıki Ayfer ablanın çok daha öncesinden, siyaset hayatının yanı sıra, cemiyet işleri, yardım organizasyonları ve sosyal projelerde aynı anda sorumluluklar üstlenen bir başarı öyküsü var.

Bence istifa etme nedeni başka ve bu neden öyle öküz altında buzağı arama kabilinden bir neden de değil.

Ayfer Yılmaz İGM Başkanlığı yapmış birisi. İGM başkanlığı dediğiniz şey ise fiilen Vali’den sonra gelen bir makam. Uzun süre bu makamın ağırlığını hakkıyla taşımış, karşılama ve uğurlama yapmış protokolün tepe noktasındaki birinin, bir zaman sonra, ilçe belediye meclisinde yaşadığı vasatlık duygusunun kendisini çepe çevre kuşattığına inanıyorum.

Düşünün… İktidarın mensubu bir temsiliyetle Bakan ağırlayan, vekil karşılayan, yüksek düzeyde temaslar kurup hizmet kazandırdığınız vilayet ölçeğindeki hizmet alanından gele gele bir ilçenin belediye meclisinde; hem de muhalefet sıralarında hizmet üretmeye, siyaset yapmaya çalışıyorsunuz. Onu da doğru düzgün yaptırmıyorlar. Sahici bir empati yapılırsa zor bir durum olduğu anlaşılır.

Ayfer abla her şeye rağmen aktif bir insan. Tuttuğunu kopartmaya çalışan, azimle mücadele eden biri. Yıllardır biriktirmiş olduğu tecrübelerle Akçakoca’ya güzel dokunuşlar yapmak arzusunda olan bir insana, kendisini yetersiz görme duygusunu yaşatan gelişmeler, zamanla ‘tutuk kalma’ kompleksi olarak belirdi ve bu sonuç heyecanını iyice köreltti.

Her yerde her durumda partisini temsil edebilecek, küçük büyük demeden her görevi başarıyla yerine getirebilecek deneyimde olan Ayfer ablaya, Meclis oturumu öncesi yapılan parti içi toplantılarda suskun kalması öğütlendi, ağzına kilit, düşüncelerine pranga vurulmaya çalışıldı. Bana göre Ayfer ablayı istifaya zorlayan en önemli etken, bu edilgen bırakılma durumuna verdiği tepkidir.

Buna bir de Cumhur İttifakı gerekçesiyle doğru bildiğini söyleyememe, üyesi olduğu belediye meclisinde çoğu zaman zorunlu olarak sessiz kalma / bırakılma, itiraz etmesi gerektiği yerde yutkunarak susmayı tercih etme, kendi belediye başkanının dönemiyle ilgili meselelerde dahi hakkını hukukunu koruyacak açıklamalardan imtinaya maruz bırakılmanın verdiği olumsuz psikoloji eklenince, motivasyonu tamamen düştü Ayfer ablanın.

Torunlarına zaten bakan, baktığı halde öteden beri meclis oturumlarına katılan bir siyasetçinin, durup durup bir zaman sonra torun bakma gerekçesiyle istifa etmesinin gerçek nedenini, torun meselesinin dışında bir yerlerde aramak gerektiğine inanıyorum.

Ayfer abla 40 toruna bakıp aynı anda 40 dalda siyaset yapabilecek bir kapasitedeydi çünkü.

 

 

 

 

.