Cihat Algün: Hedefimiz Dünya Markası Olmak | Akcakoca Gazetesi

SON DAKİKA

Cihat Algün: Hedefimiz Dünya Markası Olmak

Bu haber 27 Haziran 2020 - 13:44 'de eklendi ve 28.745 kez görüntülendi.

Düzce’nin önde gelen inşaat firmalarından olan Algün İnşaat, geride bıraktığı 25 yılda çıtayı bir hayli yükseltti.

Düzce inşaat sektörünün lider firmalarından olan ve çevre illerde başlattığı yatırımlarını ülke geneline yayarak Türkiye ve dünyada global bir marka olmayı hedefleyen Algün İnşaat yönetim kurulu başkanı Cihat Algün, ”dönüşüm vizyonunu” düzenlediği görkemli bir basın toplantısı ile tanıttı.

Algün Plaza önünde gerçekleşen, çok sayıda yatırımcı ile davetli ve basın mensubunun katıldığı tanıtım lansmanında, markalaşma yolunda büyük bir değişime imza atan Algün İnşaat, geride bıraktığı 25 yılın ardından sektörde çağa uygun dönüşümleri başlattığını gösterdi.

Firmasının yeni vizyonunu bölgede eşine pek rastlanmayan etkileyici bir lansman ile kamuoyuna duyuran Algün İnşaat, yeni adıyla ALG CONSTRUCTİONS’ın yönetim kurulu başkanı Cihat Algün, bir dünya markası olmayı hedeflediklerini vurguladığı sunumunda şunları ifade etti

”Biz bir yapı şirketiyiz. Yapılar yapıyoruz. Bunlar kalıcı unsurlar. Bunları inşa ederken ne açıdan bakılırsa bakılsın sonuçta inşa edilen yerin kalıcı olarak çehresini de doğal olarak değiştirip dönüştürüyoruz. Dolayısı ile; yaptığımız iş var olan habitatın orijinal dokusunu bozmadan daha yaşanılır bir duruma geçmesini sağlamak. Burada yaşanılır kavramını açmakta fayda var. Yaşanılır dan kastımız bir şehirde yaşamak ile o şehirde yaşamak arasındaki fark. Yani; birisinde külfet, zorluk, çile diğerinde ise kolaylık, basitlik, huzur var. Biz elbette bir kamu kurumu değiliz ancak yapı şirketi olarak, Düzce’li ve Düzce’de bir yapı şirketi olarak bu topraklara bir açıdan bu farkı yansıtmak niyetiyle bu söylemi misyon edindik. Biz burada aslında Düzce’nin köy, kasaba, şehir veya büyükşehir olup olmamasından bahsetmiyoruz.

Biz bir yaşam biçimi olarak buranın yeni biçimlerden, formlardan kısacası mimari bir silüetten bahsediyoruz. Bu silüetin ülkenin hiçbir büyük şehrinde olmayan, bir şekilde Düzce’nin öznelliği ve özgünlüğünde olmasını istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Bu hedef yolunda yapılarımıza kalıcı biçimde imza atarken “modern bir kent” olgusu bizim en büyük rotamız. Çünkü kent olmak yukarıdaki bahsettiğim öznel ve özgünlüğü” yansıtırken bir taraftan da tüm alt ve üst yapı unsurlarını da çözümlemiş olmaktan geçmekte. Yani; fonksiyonel ve ilham verici olabilmek.

Avrupa’ya gittiğinizde hissettiğiniz tek şey şehirlerdeki bu ikili ilişkinin çözülmüş olmasından kaynaklı bir düzenin ritmidir. Bu his işte bizim bahsettiğimiz modern kent olgusudur. Yapılarımızın nitelik ve nicelikleri ile şehrin fonksiyonelliğini bozmamaya dikkat ediyoruz. Ayrıca; yeniyi arayarak da ilham vermeye çalışıyoruz. Böylece ikisi Düzce’mizin silüetini, onun karakterini bozmadan modernize etmiş olacaktır.

Unutmayalım ki; şehirleri aslında bizler şekillendiriyoruz. Ben, siz, o hepimiz. Burada da yılda 10-15 projeye imza atan bizlere işte bu yüzden büyük görevler düşmekte. Biz bu görevi bu cümle ile ifade ederek şirketimize ve yaptığı işe yönelik özetlemek istedik. Kavramsal olarak misyoner vaadimizi değerli Düzce insanımıza anlatabilmek ve hissettirebilmek için ismimizi değiştirmedik dönüştürdük.

Aslında hiçbir şeyi değiştirmedik. 25 yıldır nasılsa aynı. Sadece yukarıdaki anlattıklarıma yönelik yani sahiplendiğimiz misyonumuz yolunda ilerlerken kendi içimizde de yenilenme ve modernleşme dönüşümü başlatmamız gereği oluştu. Bu oluşum elbette çeyrek asırlık güçlü ve güvenli bir şirketin geldiği nokta itibariyle şekillendi. Kaynaklarımız, sermayemiz, iş yapma biçimimiz, çalışanlarımız ve yapılarımız ile geldiğimiz noktada artık eski algısal duruşumuzu bir tık daha yeni ufuklara doğru döndürmek zorunda olduğumuzu bize işaret etti. Hayatta hiçbir şey kalıcı değil. Tek gerçek değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz bir olgu olduğu. Hayatımız her an bir öncekinden farklı. Biz de işte bu hızlı zamana ve durumlara entegre olabilmek adına bu dönüşüme imza attık. Attığımız şey söylemde Algün marka ismimizi sabit tutarken, görselde bunun karşılığını ALG olarak kısaltmak oldu. Dediğim gibi değişmedik, sadece biçim olarak daha modern bir yapıya dönüştük. Dönüştük, çünkü eski logomuz yeni misyonumuzu ve vizyonumuzu yansıtamayacak ve taşıyamayacaktı…

 

Bizim vizyonumuz aslında her yatırımcının her şirket ve firma sahibinin ülkemizde olmazsa olmazı olarak masaya koyması gerekli bir vizyon; Markalaşmak. Markalaşırken yerelden globale yürümek. Bu rotada eğer kuralları net konmamış bir markanız yok ise hedefinize ulaşamıyorsunuz.

Hedefimiz; Düzce’den çıkan ve Türkiye’de ve global dünyada bir marka olmak. Marka olmak dünyanın en önemli unsuru çünkü. Katma değersiz hiçbir üretim bugün yerelde ve dünyada rakipleri ile yarışmaz durumda. Tüketicisi ile buluşma şansı da yok. Tüketicinin dijital çağda artık dünya elinde. Bir parmak ittirme ile bütün dünyanın markalarına sahip. Hal böyle iken bizler de marka olmak Düzce’den çıkan ve global marka olmak yolunda bir vizyon belirledik kendimize. Düzce’den çıkan ilk marka olabilmek bu çapta bizim için değerli bir motivasyon.

Bu markalaşma vizyonumuz için de kendimizi yeniden konumlandırdık. Çünkü global bir oyuncu olabilmek için ilk önce markanızı bu anlamda konumlamanız gerekiyor. Bizler profesyoneliz. Böyle bakıyoruz. Global bir marka olabilmek ve Düzce’den çıkarak bunu başarabilmek adına yine profesyonel düşünerek duygusallığı bir kenara bırakmalıyız. Geçmişe bağlı ancak bağımlı olmayarak geleceğe ilerlemeliyiz. Burada markamızın geçmişindeki güveni, gücü yansıtmayı ve bunu global biçimde ifade etmeyi istedik. Bu anlamda her marka gibi bizi bir değer olarak yansıtacak, algılatacak, konumlayacak “Constructions” sıfatını haklı olarak aldık. Bu hakkediş aslında görünmeyen değerimizi görünür hali getirme stratejimiz olacaktır.

Markamızın stratejisi, gerçekte var olan Nişa Yapı’nın iştiraki olan ve soyadımızı taşıyan Algün markasının görünmeyen değerlerini bu sıfat ile global marka olmak için bu sıfat ile yansıtacağız.

Constructions sıfat olarak büyük yapılara imza atmak anlamında bir mimari tanım. Bu tanım ancak güçlü ve güven veren büyük şirketlerin ve markaların taşıyabileceği bir tanım. Bir inşaat yapmak ile bir yapıyı constract etmek arasında “bakış açısı” yani vizyon ve marka yatmakta. İşte bu nedenle markamız “ALG Constructions”. Yeni modern ve büyük yapılara imza atan global bir marka. Algün ismi ile bu vizyonu ve markalaşma serüvenine açılamayacağımızı ve yukarıda anlattıklarımı başarma yolunda bu sıfatı ve isimdeki kısaltma metodunu dediğim gibi profesyonel olarak; bu işin bir profesyoneli Burak Köprülü’den danışmanlık alarak gerçekleştirdik. Kendisi Türkiye’nin sayılı marka danışmanı ve stratejisti olup marka yaratma, marka iletişimi ve pazarlama iletişimi konularında 25 yıllık deneyimi ile bizlere profesyonel bir partnerlik hizmeti verdi. Bundan sonra da onula birlikte global bir marka olmak yolunda çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Arttık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak diyoruz. Nasıl derseniz? Biliyorsunuz 3 aydır dünya global biçimde büyük bir virüs ile evlere kapandı. İnsanlar öldü. Hem fiziksel hem de ruhsal açıdan insanlar da değiştiler, dönüştüler. Bu hemen kendisini teknoloji ile hissettirdi. İnsanlar evlerinden çalışmaktalar artık. Akabinde ekonomi ile de bu durum etkisini göstermeye başladı. 3 aylık süreçte insanlar oturdu düşündü. Buna vakitleri oldu. Aynı anda tüm insanlık. Anlamlar karıştı. Daha önce çok önemli olanlar bir anda değersizleşti ve önemsizleşti. İlerlediğimiz aylarda ve yıllarda bizce insanlar değer verdikleri her şeyi gözden geçirecekler bu nedenle.

Şehirlerde yaşayan insanlar özellikle de hayatlarını ve yaşam biçimlerini hızla gözden geçirip daha doğal ve daha organik yaşam biçimlerine yönelecekler. Bu kaçınılmaz bir sonuç. Şehirler boşalıyor. İnsanlar basit ancak konforlu bir lükse artık şehirlerde dik mimarilerde değil; yeşilin içinde, doğada, daha küçük yerleşim yerlerinde ve yatay olarak az katlı sistemlerde yaşamak istiyorlar. Hal böyle iken insanların hayatlarındaki her şey değişirken elbette bizim tarafta da marka dönüşümümüz ile senkronize biçimde her şey eskisi gibi olmayacak.

Özellikle yukarıdaki bahsettiğim sosyolojik olgudan dolayı biz de kısa bir süre içinde yaklaşık bir milyarlık yatırımla beş büyük projemizi bu olguyu tam karşılayacak biçimde ürünler olarak insanlara sunacağız. Projelerimiz Düzce’nin modern kent olması yolunda bağımsız müstakil yaşam alanından daha kompleks ve daha sistemik yaşam formunda ilk ve tek özellikte olacaklar. Bunun yanında projelerimiz ile insanlar şehirlerde bulunamayacakları derecede yeşile, toprağa ve suya sahip olacaklar. Bu özellikler ile ürün biçimi ve tarzı olarak da şirketimiz ve markamız adına da her şey eskisi gibi olmayacak.

Sloganımız A kalite yapılar; aslında yaşamın hayatın maksimum kalitede olabilmesi için tasarlanan sürecin son noktası.

Çünkü bir insan ev satın aldığında aslında dört duvar satın almamalı. Ev satın aldığında yeni bir yaşama adım atmalı. Yaşam biçimini daha yukarı taşımak için yapılan bu girişimin karşılığı yapılarımızda ona bunu vermeli. Biz bu nedenle zamansız kalıcı değerler üretmek için çalışıyoruz. Bütün parçaların birlikte bir uyum içinde daha önce yapılmamış biçimde yeni olarak sunulması. Bu bize ilham veren tek şey. Böyle düşünerek bir projeyi ele aldığımızda zaten kaliteden ödün vermeniz mümkün değil. O zaman de her şey yerli yerinde ve

A olmakta. A burada bizim ALG’nin yani Algün’ün A’sına vurgu yapmakta ve onu da simgelemekte. Yapılarımızdaki kalite algısının bir patenti. Yani eskiden beri var olan gizli bir iş yapış biçimini bundan sonra  slonganımız ile A kalite yapılar söylemiyle markamızın imzası halinde getiriyoruz.

Hepinize katılımınızdan dolayı teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

.

 

 

 

 

 

 

 

.